likidite tuzagi
Likidite Tuzağı Nedir?

Ekonomi dünyasında sıkça duyulan kavramlardan biri de “likidite tuzağı”dır. Özellikle faiz oranlarının uzun süre düşük kaldığı dönemlerde gündeme gelir. Yatırımcılar için karmaşık görünebilir, fakat aslında temelinde şu vardır: Para arzı artsa bile tüketim ve yatırım harcamaları beklenen ölçüde artmaz.

Likidite Tuzağı Nedir?

  • Likidite tuzağı, faiz oranlarının çok düşük seviyelerde olduğu ve buna rağmen ekonominin canlanmadığı bir durumu ifade eder.
  • Merkez bankaları piyasaya para sürer, faizleri düşürür; fakat bireyler ve şirketler harcamak yerine parayı elde tutmayı tercih eder.
  • Yani ekonomi adeta “parasal teşviklere karşı duyarsız” hale gelir.

Neden Ortaya Çıkar?

  1. Düşük Faiz Ortamı: Zaten faizler dipte olduğu için daha fazla indirim talebi ve yatırımı teşvik etmez.
  2. Gelecek Beklentileri: Yatırımcılar ekonomik durgunluğun süreceğine inanırsa harcamaktan çok tasarrufu seçebilir.
  3. Deflasyon Riski: Fiyatların düşme ihtimali varsa insanlar harcamayı erteleyebilir.
  4. Yüksek Belirsizlik: Kriz, savaş veya küresel riskler yatırım iştahını azaltabilir.

Tarihten Örnekler

  • 1930’lar Büyük Buhranı: ABD’de para arzı artırılmasına rağmen talep canlanmamış, işsizlik uzun süre yüksek kalmıştı.
  • 1990’lar Japonya: “Kayıp On Yıl” olarak bilinen dönemde düşük faiz politikaları büyümeyi tetikleyemedi.
  • 2008 Küresel Krizi Sonrası: Gelişmiş ülkelerde faizler sıfıra yakınken merkez bankalarının parasal genişleme adımları beklenen hızda toparlanma yaratmadı.

Yatırımcı İçin Anlamı

Likidite tuzağı yalnızca makroekonomik bir kavram değil, yatırımcı davranışlarını da etkiler:

  • Tahvil Getirileri Çok Düşük Kalır: Faizler düşük olduğu için sabit getirili yatırımlar cazibesini kaybeder.
  • Nakit Tutma Eğilimi Artar: Yatırımcılar risk almak yerine nakitte kalmayı tercih edebilir.
  • Alternatif Yatırımlar Öne Çıkar: Hisse senetleri, emtialar veya farklı coğrafyalardaki yatırımlar değerlendirilmeye başlanır.
  • Merkez Bankası Politikaları Yakından Takip Edilir: Çünkü klasik faiz indirimleri etkisiz hale gelmiştir, yeni yöntemler (ör. niceliksel gevşeme) gündeme gelir.

Likidite Tuzağından Çıkış Yolları

Ekonomiler için çıkış genellikle karmaşık olsa da birkaç yöntem öne çıkar:

  1. Maliye Politikası: Devletin harcamaları artırarak talebi desteklemesi.
  2. Yapısal Reformlar: Güveni artıracak ve geleceğe dair beklentileri düzeltecek adımlar.
  3. Alternatif Para Politikaları: Varlık alım programları, negatif faiz uygulamaları.

Bir yatırımcı olarak likidite tuzağını anlamak şunu öğretir:

  • Faizlerin çok düşük olması tek başına “yatırımların artacağı” anlamına gelmez.
  • Ekonomik beklentiler, güven ortamı ve tüketici davranışları en az faiz oranları kadar belirleyicidir.
  • Yatırım yaparken sadece faiz oranlarına değil, makroekonomik dengelere de bakmak gerekir.


Likidite tuzağı, para politikasının etkisizleştiği ve yatırımcıların harcamak yerine nakitte kalmayı tercih ettiği bir ekonomik durumdur. Yatırımlar için risk-getiri dengesini anlamada kritik bir kavramdır.

Bu, sözlüğümüzde bulunan terimlerin sayısı
Bilmediğin terimi hemen ara!