faiz orani riski nedir
Faiz Oranı Riski Nedir? Tahvil Fiyatları Faizden Nasıl Etkilenir?

Tahvil ve bono gibi araçlar finansal piyasalarda genellikle en öngörülebilir ve dengeli yatırım seçenekleri olarak bilinir.

Bir tahvil satın alan kişi vade gününe kadar ne kadar getiri sağlayacağını ve anaparasını ne zaman geri alacağını kural olarak ilk günden bilir.

Bu durum tahvilleri hisse senetlerindeki ani fiyat iniş çıkışlarından çekinenler için korunaklı bir seçenek haline getirebilir.

Fakat tahvil yatırımları da piyasadaki genel ekonomik dalgalanmalardan tamamen bağımsız değildir.

Vadesi gelmemiş bir tahvili satmak isteyen biri, piyasadaki faizlerin seviyesine göre elindeki ürünün fiyatının gerilediğini görebilir.

Bu durum finans dünyasında faiz oranı riski olarak tanımlanır.

Peki faiz oranı riski tam olarak nedir, piyasa faizleri ile tahvil fiyatları arasındaki zıt yönlü ilişki nasıl çalışır ve vade süresi bu durumu nasıl etkiler?

Sabit Getirili Menkul Kıymetlerin Temel Mantığı

Borçlanma araçlarının işleyişini anlamak için öncelikle tahvillerin hangi parçalardan oluştuğunu bilmek gerekir.

Devletler veya şirketler kaynak bulmak amacıyla belirli vadelerle tahvil ve bono ihraç eder.

Tahvil alan bir kişi ihraççı kuruma belirli bir süre için borç vermiş olur.

Tahvil sözleşmesinde nominal değer, kupon faizi ve vade olmak üzere üç temel kavram yer alır.

Nominal değer vade sonunda ödenecek anapara tutarını ifade eder.

Kupon faizi tahvil sahibine belirli aralıklarla ödenecek dönemsel faiz getirisidir.

Vade ise borcun hangi tarihte tamamen kapatılacağını belirten süredir.

Tahvil üzerindeki bu şartlar sözleşme boyunca sabit kalır.

Ancak tahvilin alınıp satıldığı piyasadaki genel faiz oranları enflasyon ve para politikası kararları doğrultusunda her gün değişebilir.

Bu hareketlilik eldeki sabit kuponlu tahvillerin piyasa fiyatını doğrudan etkiler.

Faiz Oranı Riski Nedir?

Faiz oranı riski, piyasadaki genel faizler yükseldiğinde eldeki sabit getirili menkul kıymetin piyasa değerinin düşmesi ihtimalini ifade eder.

Bir kişi sabit getirili bir tahvil aldığında gelecekte elde edeceği dönemsel kazancı dondurmuş olur.

Piyasadaki yeni faizler yukarı gittiğinde eski tahvilin sunduğu getiri piyasanın gerisinde kalmaya başlar.

Bu durumda tahvilini vadesinden önce satmak isteyen kişi, piyasadaki güncel oranlara kıyasla daha düşük bir fiyata razı olmak zorunda kalabilir.

Faiz oranı riski borçlunun iflas etmesi anlamına gelen kredi riskinden tamamen farklı bir kavramdır.

Borcu veren kurum ödemelerini düzenli yapsa dahi piyasadaki faiz hareketleri tahvilin anlık değerini değiştirebilir.

Faizler ile Tahvil Fiyatları Arasındaki Zıt Yönlü Mekanizma

Tahvil piyasasının en temel kurallarından biri faizler ile fiyatlar arasındaki ters yönlü ilişkidir.

Piyasa faizleri yukarı gittiğinde dolaşımdaki tahvillerin fiyatı düşme eğilimine girer.

Piyasa faizleri düştüğünde ise mevcut tahvillerin piyasa fiyatı değer kazanabilir.

Bu durumun temel sebebi alternatif getiri arayışıdır.

Yatırımcılar her zaman piyasadaki en yüksek ve en güncel getiriyi tercih etmek ister.

Piyasada daha yüksek faizli yeni tahviller varken hiç kimse düşük faizli eski bir tahvili aynı fiyattan satın almak istemez.

Eski tahvilin el değiştirebilmesi için satış fiyatının ucuzlaması gerekir.

Fiyat düştükçe eski tahvilin getiri oranı piyasadaki yeni faiz seviyesine yaklaşmış olur.

Basit Bir Sayısal Örnekle Fiyat ve Faiz Değişimi

Bu mekanizmayı daha net görebilmek için sade bir piyasa örneği üzerinden ilerleyebiliriz.

Vadesine 1 yıl kalan ve vade sonunda 110 TL ödeyecek bir tahvil düşünelim.

Piyasa faizi %10 seviyesinde olduğunda bu tahvilin bugünkü fiyatı yaklaşık 100 TL olur.

Çünkü 100 TL bugün %10 faizle 1 yıl sonra tam 110 TL getiri sağlar.

Şimdi piyasa faizlerinin aniden %20 seviyesine çıktığını varsayalım.

Piyasada yeni çıkan araçlar %20 verirken alıcılar 110 TL getirecek eski bir tahvile 100 TL ödemek istemez.

Yeni şartlarda o tahvilin piyasa fiyatı yaklaşık 91 TL seviyesine kadar geriler.

Tersine faizler %5 seviyesine inerse, eldeki tahvil çok daha avantajlı hale gelir ve fiyatı yaklaşık 104 TL seviyesine çıkabilir.

Tahvilin vade sonunda ödeyeceği 110 TL hiç değişmese de piyasa faizindeki oynama bugünkü fiyatı doğrudan değiştirir.

Vade Süresi Faiz Oranı Riskini Neden Artırır?

Faiz oranlarındaki bir değişim her tahvili aynı derecede etkilemez.

Bu noktada en belirleyici etken tahvilin vadesine kalan süredir.

Vadesi uzun olan tahviller faiz değişimlerine karşı çok daha hassas bir yapıya sahiptir.

Vadesine 3 ay kalmış bir bono faiz artışlarından çok az etkilenir.

Çünkü yatırımcı çok kısa bir süre sonra anaparasını geri alarak güncel faizlerle yeni yatırımlara geçebilir.

Vadesine 10 yıl kalmış bir tahvilde ise durum çok daha farklıdır.

Yatırımcı uzun yıllar boyunca düşük faizli bir sözleşmeye bağlı kalma durumuyla karşılaşır.

Bu uzun bekleme süresi fırsat maliyetini artırdığı için faiz artışlarında uzun vadeli tahvillerin fiyatı çok daha sert düşebilir.

Finansal hesaplamalarda faiz değişimlerine karşı duyarlılığı gösteren bu kavrama durasyon denir.

Kupon Oranının Faiz Duyarlılığına Etkisi

Vade süresinin yanında tahvilin ödediği kupon faizinin büyüklüğü de risk seviyesini belirler.

Yüksek kupon faizi ödeyen tahviller faiz hareketlerine karşı daha dayanıklı olabilir.

Çünkü yüksek kuponlu bir tahvil, sahibine yatırdığı paranın bir kısmını vade boyunca düzenli nakit olarak erken geri verir.

Kupon ödemesi yapmayan ve sıfır kuponlu olarak adlandırılan tahvillerde ise faiz riski en yüksek seviyededir.

Sıfır kuponlu tahvillerde tüm getiri ve anapara yalnızca vadenin son gününde tek seferde ödenir.

Ara dönemde hiçbir nakit girişi olmadığı için faiz dalgalanmaları bu tahvillerin fiyatını çok daha sert şekilde dalgalandırabilir.

Tahvili Vade Sonuna Kadar Tutmak Riski Önler mi?

Bir tahvili satın alıp vadesi dolana kadar hesabında tutan bir kişi için piyasadaki fiyat hareketleri fiili bir zarar doğurmayabilir.

İhraççı borcunu ödediği sürece vade sonunda sözleşmedeki tutar eksiksiz şekilde hesaba geçer.

Ancak yatırımcının acil nakit ihtiyacı doğar ve tahvili vadesinden önce satması gerekirse o günkü piyasa fiyatı geçerli olur.

Bu durumda düşük fiyattan satış yapılacağı için kağıt üzerindeki değer kaybı gerçek bir zarara dönüşebilir.

Ayrıca faizlerin yükseldiği dönemlerde sabit faizde kalmak, piyasadaki daha karlı seçenekleri kaçırma anlamına gelen bir fırsat kaybı da oluşturabilir.

Yüksek enflasyon dönemlerinde sabit kupon getirilerinin satın alma gücü zamanla aşınabilir.

Faiz Oranı Riski Hangi Alanları Etkiler?

Faiz oranı riski sadece tek tek tahvil alan kişileri değil, finansal sistemin birçok farklı alanını ilgilendirir.

Borçlanma araçları içeren yatırım fonları portföylerindeki tahvillerin günlük piyasa değerine göre fiyatlanır.

Bu nedenle piyasa faizleri yükseldiğinde sabit getirili fonların birim pay fiyatlarında dönemsel gerilemeler görülebilir.

Bankalar da yüksek miktarda devlet tahvili taşıdıkları için faiz dalgalanmalarından bilançoları üzerinden doğrudan etkilenir.

Şirketler açısından ise yeni borçlanma maliyetleri ve finansman giderleri piyasa faizlerinin yönüyle birlikte şekillenir.

Bu mekanizma sermaye piyasalarında borçlanma araçlarının fiyatlama dengesini oluşturan en temel kurallardan biri olarak işlev görür.

Bu, sözlüğümüzde bulunan terimlerin sayısı
Bilmediğin terimi hemen ara!